3 Aralık 2009 Perşembe

yol yapmaktan
direk girememkten
duvarlardan dolayı hakkımı bile alamamktan
kaypaklıktan
kaydırmaca kandırmaca
ve bunun üstünü kapamacalardan
yanlış yapabilrisin ama en azından buna saygı duyulmamasından
çok sıkıldım
başkasının yolunda diller aramaktansa
ancak ağlamayana meme yoksa
didiklerken didiklenen kendin olurken
büyümek isterken küçülmekten
küçük insan olmaktan
genişlemelerin daralan yollarında kapanan kapılara saygı bile duymadan bas bas yalnızca kendini düşünerek basmaktan
göz göre göre gözüme bakarken kendi gözündekinden haberi olmayandan
bunun adını zekilik koyandan
gönlünü ben görmeye çalışırken gönülsüz davranandan
es geçenden
pes edenden
bırakıp gidenden
fütursuz terbiyesizlerden
yalnızc aonların kuyruğuna basıldığını sananlardan
çirkinleşmeyi özgürlük bilenden
asil bi şekilde acı çekmeye izin vermeyenden illa dokunandan
çıkarcıdan
harcayandan
terbiyesizden,hepsinden nefret ediorum
biraz da siz benim yoluma gelseniz
ha nasıl olur
evt benim anlayıslarımda evt benim dusunduugm gibi
biraz da siz
ona gore takını anlayısınızı ahlakınızı
saygınızı
bakışınızı açıklığınızı
yamulup evrilmekten cevrilip bükülmekten sıkıldım
benim yoluma siz gelin
yeter

15 Kasım 2009 Pazar

'kendinden özgürleşmek'

şimdi lazım sokaklar
taşmakta
içinden kopmakta
kendinden çıkmakta en hafif sen olarak
şimdi lazım çekirdek.
tuptuz şişmiş dudaklarım
kendimden en ben gibi eskiden beri çitleyerek
şimdi lazım yğmur
sadece dans için
ötesi değil akıtmayacak hüzün
sormak yok niçüün
çünkü çok hafifsin
çıktın kendinden
şimdi lazım sokaklar
şimdi lazım başka ülkeler
hele maçka yollar
romantik değil
dar bir kot pis bir deri ceket lazım
birine özel kılamayacak kadar özgür
bir şeye de
sadece var
şimdi lazım sokaklar
hava..iyi esiyor
bugün

1 Kasım 2009 Pazar

sanki kış gibi
sanki suç gibi
sanki umut gibi
sanki yoklama gibi
hesap verme gibi anlıyormusun
anlaşılamama gibi
çabalarken madara olmak gibi
sanki soğuk artık,
bunu bekler gibi
güzel olacak
diler gibi
korkar gibi ama sakin gibi
çok güvenir gibi
vezir de rezil de olur gibi
ihtiyaç anlatılamaz gibi
sanki aktarılamaz gibi
biraz kış gibi
yaptıklarından sorumlu olmak gibi
hesap kapatırken sorgulanmak gibi
gözler üstünde gibi
sadece ihtiyaç gibi
artık sanki kış gibi
biraz durgun ama narin gibi
artık alnına kazındı gibi
olan herşeyle varoldun kendin yaptın gibi
sorumlulukların var
bu kış üşüme
alnını dik
karakterini mağrur gözlerini geride
gönlünü kendinde dut gibi
bülbül gibi
dur

28 Ekim 2009 Çarşamba

her seferinde bir harf daha attım senden
sana kurduğum cümlelerden konuşmalarımızdan yazışmalarımızdan tıkırdamalarımızdan
fıngırdamalarımızdan
bir harf bir harf daha attım
senin gülüşünü kestim kendi kirpiğimi
başından birşeyleri aldım
sonuna da pek tabii bazı şeyleri koymadım
geri çektim,kestim,kırptım
ama yine de göz kırptım;)
onu hiç elden bırakmadım
en tatlı ama çok özel olmayan naif halini koydum
mesela ilk gittiğimiz film artık a v ob se k
gibi birşey
benim ismim bile kısaldı
miniktim küçüldüm ufaldım minnacık kaldım,
kaldın
onca büyük yaşamlarda inan olduğumuzdan daha da küçüldük böylesi çok uzak ve çok güzel oldu
artık çok memnunumm
harfharf sevdim
harfiyat uzun sürdü
yeryer bitirdim,istediğim yerlerini kendime sakladım;)

22 Ekim 2009 Perşembe

kahvede küre izler

bugün kahve fincanından dünyayı gördüm
sen gel pıtıcık bir baloncuk dünya gibi kıtalan sulan dur orada dur biricik kal
bizde senin üstünde...
dünyamız

sandım ki bulaşık baloncuğu
sandım ki kötü kahve getirmişler
ben nereden bileyim
oradan dünyayı görebileceğimi..
görünce sevineceğimi

sonra akşam yine
bir kahve fincanının kalıntılarından dünyayı yorumladık
dünyalarımızı
iç dış...
kahve fincanından hayata bakıyoruz
kahve izlerinden bunları imgeleyebilen insan gözlerimize kurban
ne yapiyoruz ne kadar komiğiz
ah gerçek olmaya okadar uğraşıyoruz ki yalana düşüyoruz........

3 Ekim 2009 Cumartesi

pullu payetli

söylenecek söz yoktu gittiğinde
bilmiyorduk ki orası neresi
ne diyebilirdik..
kendimize bile cümle kuramadığımız zamanlar yaşadık,yaşıyoruz
burda olmaman acı veriyor,ifade etsem umutsuzca..azalır mı...azalmaz biliyorum
biliyor musun ben zaten bu acıyı hep içimde taşımak istiyorum
istemesem de öyle olacak biliyorum
ama istiyorum da
giderken yaşanmışlıklarında çok acılar bıraktın...
onlardan kinimi çıkarıcam içimde yaşatarak
kendimden çıkarıcam
çünkü hepimiz aynayız hepimiz biziz ya..
herkes aynı ya
senin bu yaşadıklarını unutmak ne mümkün..unutmamak nasip olsun..
kimsenin başına bir şey gelmesin çünkü olan zaten oldu
ve ruhumda bir yer yaşadıklarını yaşıyor sanki
belki ortak olmaya çalışıyor umutsuzca...
inatla pullu payetlii......olucak..
tıpkı senin gibi pullu payetli

son sen dokunmuşsundur biliyorum..oyuzden sürüyorum hayatı elime yüzüme

sadece maddeydi vücudumuz ama vardı burdaydı araçtı ruhumuza..şimdi yok
söylenecek şeyleri kim söyleyecek
kim gülecek kıskıs
kim çıkışacak
yorumun ne..nerden bilecegim,hic senin dedigin gibi yapmasam da nerden bileceğm ha nerden
o esprileri kim yapacak ..kimse
herkes o kadar yegane ki...
kıyamıorum
bilemiorum
gurur duyuyorum

ah çok içleniyorum
sana olanlara...
hep İÇlenicem tamam mı,hiç merak etme...
ya da ben etmiyim dimi..
tamam eminim

hiç bırakmayacağım..aklım benimle olduğu sürece..

1 Ekim 2009 Perşembe

merak etme elleri uzanmaz kötülüklerinden çıkıp da göremezler erkek prensesleri
yumuşak ve yünden saçları tam erkek gibi koyu ;ama çocuk gibi yumuşak ve minik gözleri
bakarken parıl parıl kimler dokunsun da yorsun sen de uğraşma oynama bazen oynuyorsun biliyorum safsın ama zorluyorsun biliyorum
aynılık ne de sıkıcı
tepkiler ne kadar da anlaşılır
saklılar ne kadar apaçıklar
yorgunluğum hemen geçebilir
25 te cok da yoruldum
düzenin düzeni
oysa ben düzeni düzen olmak istiyorum kendi çapımda
zararsız
diyorum ya..hiç bişi demediğimi diyorum ya..işte bu bile cok yorucu bazen
aslında diil...
hepsi boş
bom ve boş
bim bam bomm..
çatlasın düşmanlar benm de artık bir sevglim var
da olabilir
oda olabilir
su da dolabilir
hoş tut beni hoş tutarım seni
boş tuttun ben de hep boşum
tek kişilik savaş devam ediyor